Parlamentswahl Türkei November 2015

beren

Well-Known Member


AKP’ye fazladan 4 milyon oy, 45 milletvekili!
YSK ile TÜİK verileri arasında 1,5 milyon seçmen farkı var. Prof. Dr. Ercan uyardı: “Adi oy hırsızlığı, legal hırsızlığın yanında devede kulak. Seçim yasası mutlaka değişmeli!”

1 Kasım seçimlerinin sonuçlarıyla ilgili değerlendirme yapan Prof. Dr. D. Ali Ercan, YSK’nın yurtiçi seçmen sayısının TÜİK verilerine kıyasla 1,5 milyon eksik olduğunu ortaya çıkardı. Bu durumun açıklamaya muhtaç olduğunun altını çizen Ercan’a göre seçim sistemi yüzünden diğer partilere verilen yaklaşık 4 milyon oyun da hesabına yazıldığı AKP, bu sayede fazladan 45 milletvekili çıkardı...

Seçimlerde önce TÜİK ve YSK’nın seçmen sayılarındaki tutarsızlığa dikkati çeken Ercan, seçim sonuçlarıyla birlikte güncellediği değerlendirmesinde, “TÜİK’e göre nüfusumuz 1 Ocak 2015 itibariyle 77, 696 milyondur. Yine TÜİK’in verilerine göre nüfus içerisinde 18 yaş ve üzeri olan kişilerin (seçmen) oranı yüzde 70,7’dir. 2013’te binde 13,7 ve 2014’te binde 13,4 olan yıllık nüfus artış hızımızı 2015 için binde 13,0 olarak alabiliriz. Buna göre 1 Kasım 2015’teki nüfusumuz 78,5 milyon, seçmen sayımız ise 55,6 milyondur. Bu rakam, YSK’nın yurtiçi seçmen sayısı olarak verdiği rakamdan 1,5 milyon farklıdır” bilgisini verdi.

...



http://haber.sol.org.tr/turkiye/akpye-fazladan-4-milyon-oy-45-milletvekili-135359


Ungefährer Inhalt:

Die Auslands-Wählerlisten der TÜIK weisen im Vergleich zur TSK eine Differenz von 1.5 Millionen Wählern auf.

Infolge des Wahlsystems gingen deshalb annähernd 4 Millionen Stimmen zugunsten der AKP.

Somit konnte die AKP 45 mehr Abgeordnete stellen, und zwar legal.

Warum hat die Opposition diesen Fehler/Ungerechtigkeit nicht durch eine Gesetzesänderung gestoppt?

Immerhin ist das schon seit längerem bekannt.

Das Wahlgesetz muss dringend geändert werden!, so PROF. DR. ERCAN



 

beren

Well-Known Member
Wir hatten so einen hier im Forum doch auch. Ist dann urplötzlich unter scheinheiligen Angaben verschwunden. Sorry wenn ich das jetzt so direkt auf den Punkt bringe. Er hat mich persönlich in unterschiedlichen Threads (so kurz vor der Wahl) als Nichttürke bezeichnet und mir noch andere Dinge an den Kopf geworfen (weil ich mich ziemlich kritisch gegenüber Erdogan äußerte) und urplötzlich paar Tage vor der Wahl (wo wohl seine Mission nur so ein halber Erfolg war) ist er verschwunden. Anders formuliert.

Diese Typen waren auch hier im Forum anzutreffen, nur haben wir mit denen "normal" diskutiert, statt sie als "Mundtodmachende" "Oppositionellenbekämpfer" auszumachen. Ist ja nicht so, als wenn sie mit einem "wir machen euch mundtod" Label auf der Stirn in Foren auftauchen, so dass jeder sie sofort enttarnt....


Beachte, er kann in sechs Monaten wieder kommen.

Was wäre denn im März wieder passiert, wenn es keine AKP Mehrheit in einer so erschreckenden Höhe gegeben hätte?

Jeder darf seine Schlussfolgerungen hierzu selber treffen. ;)

Zufall? Kann sein, kann auch nicht sein.
 

Yaso2.0

Well-Known Member

Bei der CHP gibt es Konkurrenz für Kilicdaroglu.


Mustafa Balbay ve Umut Oran'ın ardından Muharrem İnce de genel başkanlığa aday olmaya hazırlanıyor.


Ich wäre für Muharrem Ince, der kann gut reden finde ich, falls er sich wirklich zur Wahl stellen sollte.



http://haber.sol.org.tr/turkiye/chpde-genel-baskanlik-icin-bir-aday-daha-135362

Wir sind der Meinung, dass bei der CHP einiges anders wäre, mit Muharrem Ince.

Wir zählen auch auf ihn!
 

beren

Well-Known Member



İlber Ortaylı: Bir şey ortaya çıkar, ülke parçalanma noktasına gelebilir

Tarihçi Prof.İlber Ortaylı, 1 Kasım sonrası Türkiye'nin resmini ortaya koyarken, "Türkiye, Mısır’ın, Irak’ın, Suriye’nin durumuna düşebilir mi?" sorusuna "Hayır, düşemez. Her şeye rağmen bir devlet var, ordu var. Gelenek, üretim, işçi sınıfı var. Çok ezilmiş olsa da bir köylü sınıfı var. Böyle bir ülkenin Irak, Suriye olması mümkün değil. Ama bir şey ortaya çıkar, parçalanma noktasına gelinir. Bunun sonunda da kimse mutlu olmaz" yanıtını verdi.

...


Kutuplaşma ülkeyi ortadan yardı sanki. Bu iki kesim nasıl uzlaşacak?

Vallahi, biz uzlaşmalarını değil, birbirlerine tahammül etmelerini istiyoruz. Batı’da bile böyle. Almanlar iflah olmazdır, “A, o kırmızı” derler sosyalist partiliye. Avusturya’da “Braun” derler faşist parti için. Fakat bunlar devlet dairesinde kavga etmez. Tayinlere bu işler karıştırılmaz. Bir okulda o öğretmen, bir okulda bu öğretmen olmaz. Millet birbirine tahammül eder. “Ben muhafazakârım, bu kadın sosyalist” diye iyi bir manikürcüyü dışlayamazsın. Tırnakların ona muhtaçtır. Türkiye’de daha buraya gelinmedi. Yeni açıldı, bir neslin içinde şehirleşti. İlhan Tekeli buna “Beğenelim, beğenmeyelim, başarıdır” diyor. İyi ama birtakım şeyleri de bulamıyorsun işte. Şehrin gerektirdiği konsensüs, uyum yok. Dışlama olabilir ama varlığını kabul edeceksin. Bu balans çok önemlidir. Onu yapamıyoruz, bütün sorun oradan geliyor.

...

Gençlere ne öneriyorsunuz? Bazılarının aklında tası tarağı toplayıp gitmek var.

Milyonlarca Türk’ü kim ne yapsın? Oturup buranın keyfini çıkarıp, buradaki rezaleti önlesinler. Buranın şartlarına uymayan gitsin buradan. Yani burayı soymak, kirletmek isteyen, burada insanların hayatına karışmak, bir şeyler empoze etmek isteyen gitsin. Ama diğerleri burada kalsın. Türkiye önemli ve güzel bir memleket.

...




http://www.meydangazetesi.com.tr/gu...ke-parcalanma-noktasina-gelebilir-h42712.html

 

beren

Well-Known Member


İlber Ortaylı: Bir şey ortaya çıkar, ülke parçalanma noktasına gelebilir

Tarihçi Prof.İlber Ortaylı, 1 Kasım sonrası Türkiye'nin resmini ortaya koyarken, "Türkiye, Mısır’ın, Irak’ın, Suriye’nin durumuna düşebilir mi?" sorusuna "Hayır, düşemez. Her şeye rağmen bir devlet var, ordu var. Gelenek, üretim, işçi sınıfı var. Çok ezilmiş olsa da bir köylü sınıfı var. Böyle bir ülkenin Irak, Suriye olması mümkün değil. Ama bir şey ortaya çıkar, parçalanma noktasına gelinir. Bunun sonunda da kimse mutlu olmaz" yanıtını verdi.

...

Kutuplaşma ülkeyi ortadan yardı sanki. Bu iki kesim nasıl uzlaşacak?

Vallahi, biz uzlaşmalarını değil, birbirlerine tahammül etmelerini istiyoruz. Batı’da bile böyle. Almanlar iflah olmazdır, “A, o kırmızı” derler sosyalist partiliye. Avusturya’da “Braun” derler faşist parti için. Fakat bunlar devlet dairesinde kavga etmez. Tayinlere bu işler karıştırılmaz. Bir okulda o öğretmen, bir okulda bu öğretmen olmaz. Millet birbirine tahammül eder. “Ben muhafazakârım, bu kadın sosyalist” diye iyi bir manikürcüyü dışlayamazsın. Tırnakların ona muhtaçtır. Türkiye’de daha buraya gelinmedi. Yeni açıldı, bir neslin içinde şehirleşti. İlhan Tekeli buna “Beğenelim, beğenmeyelim, başarıdır” diyor. İyi ama birtakım şeyleri de bulamıyorsun işte. Şehrin gerektirdiği konsensüs, uyum yok. Dışlama olabilir ama varlığını kabul edeceksin. Bu balans çok önemlidir. Onu yapamıyoruz, bütün sorun oradan geliyor.

...

Gençlere ne öneriyorsunuz? Bazılarının aklında tası tarağı toplayıp gitmek var.

Milyonlarca Türk’ü kim ne yapsın? Oturup buranın keyfini çıkarıp, buradaki rezaleti önlesinler. Buranın şartlarına uymayan gitsin buradan. Yani burayı soymak, kirletmek isteyen, burada insanların hayatına karışmak, bir şeyler empoze etmek isteyen gitsin. Ama diğerleri burada kalsın. Türkiye önemli ve güzel bir memleket.

...




http://www.meydangazetesi.com.tr/gu...ke-parcalanma-noktasina-gelebilir-h42712.html


Übersetzung sinngemäß:

Ilber Ortayli:

Aus der Türkei kann kein Syrien, Irak oder Ägypten werden, denn wir haben trotz allem eine Regierung, eine produzierende Arbeiterschicht und eine, wenn auch nicht starke und ausgebeutete, Bauernschicht. Aber es kann etwas zum Vorschein kommen und wir können uns am Rande der Trennung des Landes befinden. Was für niemanden gut sein könnte.

Die zwei Fronten müssen sich nicht einigen, aber sie sollten sich tolerieren wie es auch im Westen der Fall ist, z.B. wie in Deutschland. Da ist man auch nicht immer der selben Meinung. Man ist zwar unverbesserlich und sagt zu den Sozialisten immer noch, die Roten, aber wenn man zusammen kommt, dann gibt es keine Probleme/Trennung, denn sie tolerieren sich, sie akzeptieren sich gegenseitig. Bei Beamtenernennungen wirkt sich die politische Einstellung nicht aus. Ein Lehrer ist und bleibt ein Lehrer, egal was er denkt. Das Volk toleriert/akzeptiert sich gegenseitig. Die Türkei ist noch ganz weit davon entfernt. Wir müssen eine Balance zwischen den Fronten schaffen. Das ist das ganze Problem.

Jeder der nicht unter den aktuellen Bedingungen in der Türkei leben will oder kann, weil er sich in fremde Belange einmischt oder die Türkei ausbeutet, in den Dreck zieht, der darf gerne gehen. Der Rest sollte hier bleiben und an der Türkei arbeiten. Die Türkei ist ein schönes und ernst zu nehmendes/wichtiges Land. (Die türkische Jugend ist hier gemeint.)


 

Vaterlich

Well-Known Member
Milyonlarca Türk’ü kim ne yapsın? Oturup buranın keyfini çıkarıp, buradaki rezaleti önlesinler. Buranın şartlarına uymayan gitsin buradan. Yani burayı soymak, kirletmek isteyen, burada insanların hayatına karışmak, bir şeyler empoze etmek isteyen gitsin. Ama diğerleri burada kalsın. Türkiye önemli ve güzel bir memleket.


Jeder der nicht unter den aktuellen Bedingungen in der Türkei leben will oder kann, weil er sich in fremde Belange einmischt oder die Türkei ausbeutet, in den Dreck zieht, der darf gerne gehen. Der Rest sollte hier bleiben und an der Türkei arbeiten. Die Türkei ist ein schönes und ernst zu nehmendes/wichtiges Land. (Die türkische Jugend ist hier gemeint.)

images


Daha çekip gitmek isteyenlerin kim olduklarını bilmiyorsun.

images


images


images
 
S

Sunguroğlu

Guest
Ilber Ortayli ünlü bir tarihcisin, bir sürü cok satan tarih kitaplarin var, tarihi bilen genis düsünür normalde, Ve sen bütün sucu Ak partinin üstüne mi attin? iyi ki senin kitaplarini okumamisim, fikirlerin hosuma gitmedi..
 
Zuletzt von einem Moderator bearbeitet:
Top