Was lest ihr ??

N

nordish

Guest
der-distelfink-100~_v-image512_-6a0b0d9618fb94fd9ee05a84a1099a13ec9d3321.jpg%3Fversion%3Db8117


Ganz gut, aber... ach , ich weiss auch nicht...
Ganz gut.
 
F

filaki

Guest
Hallo Japan: Familie Hutzenlaub wandert aus, von Lucinde Hutzenlaub.

Ich lach mich krumm.
Als ich bei meiner Freundin in Tokyo war, sie lebt in einem traditionellen Haus, habe ich auch kaum ein Fettnäpfchen ausgelassen.
Extra Schlappen fürs Klo, fürs Bad, alle schön auffällig bunt, damit ja jeder sieht welches Schweinderl der Gast ist, lach.
 
N

nordish

Guest
Bin erst bei Seite 293...
Ich weiss nicht, was mich wirklich zum Weiterlesen anhält.... denn dieses Detailverliebtsein (ein anderes Wort fällt mir grad nicht ein) und diese Umschreibungen einfachster Dinge der Autorin ist manchmal nur schwer zu ertragen.
Am Schlimmsten und verwirrendsten fand ich die Szene am Anfang nach der Explosion im Museum...
Ich werde es trotzdem weiterlesen... War ja nicht grad billig das Buch :)
 

Janett

Member
Genauso hab ich es auch gehandhabt. Nicht genau wissen warum, aber trotzdem bis zu Ende gelesen. Und dieses Gefühl blieb... Ich hatte es geschenkt bekommen.
 
B

Bali Bey

Guest
Bir Deliyle Evlendim - Hekimoglu ismail

- Günaydın öğretmenim…

- Günaydın…

Şeref’te bir tuhaflık var, devam ettim:

- Doktora tezi falan nasıl gidiyor? Ben hâlâ senin öğretmeninim…

Elini cebine atınca irkildim, bir zarf çıkardı:

- Öğretmenim bu zarfı size verebilir miyim? dedi.

Tuhaflık sırası bana gelmişti. Zarfı, daha doğrusu mektubu aldım, zarfın ağzı açıktı, baktım:

- Okuyabilir miyim?

“Ben gittikten sonra okuyup beni çağırsanız?” deyince, alışık olmadığım bir halle karşılaştığımı anladım, merakım büsbütün arttı:

- Oturabilirsiniz…

Yer gösterdim, oturdu. Mahcup bir tavrı vardı, mektubu okudum:

“Sevgili öğretmenim, sarhoş eşinizden ayrıldığınızı söylemiştiniz, istihareye yattım, sizinle evlenmemin hayırlı olacağını anladım, teklifimi kabul ederseniz sevinirim. Saygılarımla, Şeref.”

Katıla katıla güldüm. Öğrencilik yıllarımda böyle tekliflerle karşılaşmıştım, onlara kulak asmadım. Fakülteyi bitirip ekonomik bağımsızlığıma kavuşmak istiyordum. Öğretmenken de üstüme dikilen her göze aldırmadım, birine saplandım. Çok iyi bir çocuktu; fakat içince başkalaşır, bazen aşkını ilan eder, bazen de tekme, tokat ne varsa sallardı. Kısacası yağmura benzerdi bazen sel olur her şeyi yıkıp alıp götürürdü, bazen de rahmetti. Bir insanın keyfine tabi olamayacağımı anlayınca onu sepetledim; şimdi bir baş belası daha çıktı. “Derse gireceğim, seninle bir gün bir çay içip bu mektubun hesabını sorarım” deyip onu da defettim.
 
F

filaki

Guest
Mönche, Monster, schöne Damen.
Ein Buch über japanische Malerei und Holzschnittkunst von 16. bis 18. Jahrhundert.
 
Top